AMELİYATOLACAKYADA AMELİYAT OLAN KİŞİLERDEKİ
PSİKOLOJİK KAYGILAR
Ameliyat kaygısı ameliyatın büyüklüğüne göre, hayati oluşuna göre ve kişinin ruhsal yapısına göre değişmekle birlikte genellikle “ya sonum olursa” düşüncesi egemendir.
Umutla karamsarlığın iç içe geçtiği bir süreçtir ameliyat aşaması.
Ameliyat, kişilerin sağlığına tekrar kavuşması için başvurulan cerrahi bir müdahale olmasına rağmen ruhsal olarak kişileri endişeye sevk eden ve belirsizlikler içeren bir durum olmaktadır. Bu belirsizlik durumunda ortaya çıkan kaygılar hastaların yanlış yönlendirilmesine sebep olmakta ve referans arayışı başlamaktadır. Sağlık personeli tarafından yeterince bilgilendirilmeyen ve yapılacak cerrahi müdahale konusunda yeterli bilgi verilmeyen hastalar çevresinde yalan yanlış bilgiler almakta ve tedirginlikleri artmaktadır. Hasta yakınlarının tedirginliği ise hastalardaki gerginliği ve korkuyu dahada arttırmaktadır. Büyük ameliyatlara hazırlanan hastaların bir kısmı hastalığını redderek kabullenmeme eğilimine girebilirler. Bu kaygı ve korkunun doğurduğu acıdan kaçma nedeniyle ortaya çıkar genellikle. Sağlık kurallarını ihlal ederler, önemsemezler ve kendi tedavileri konusunda sorumluluk almak istemezler. Hastalığından dolayı birilerini suçlama eğilimi ortaya çıkabilir ve kişiler karamsarlığa kapılabilirler. Panik atak ve depresyon ortaya çıkma olasılığının arttığı bir dönem olmakla beraber hastadaki direncinde azalması gündeme gelebilir. Hayattaki bir çok şey önemini yitirmeye başlayabilir. Amaçsızlık ve anlamsızlık duygusu artabilir.Dışarıya karşı ve kendisine karşı öfke ve kızgınlık ortaya çıkabilir. Duygularda hassasiyet artabilir ve çevresiyle olan ilişkiler değişme eğilimi gösterebilir.
Geçirilen ameliyat sonrasında kalıcı hasarların oluşması ve tedavi süresinin uzaması durumunda yaşam biçimi ve alışkanlıklarında da değişiklikler gündeme geleceğinden uyum güçlüğü ve stres artabilir. Çevredekilerinin ve yakınlarının ilgi ve desteğine daha fazla ihtiyaç duyar hale gelebilir hasta. Kişi kendisini terkedilmiş, ve eskisi kadar sevilmediğini önemsenmediğini düşünebilir. Bir çeşit statü kaybı duygusu gelişebilir. Kendisini terkedilmiş ve yalnız hissedebilir. Benlik algısının düşmesi kişinin hayata daha karamsar bakmasına yol açabilir.
Ameliyat sonrasında işlerini yürütemeyecek durumda olması ve hayatının kısıtlanması durumunda ise yaşayacağı psikolojik gerginlikler artabilir. Bazı ruhsal hastalıklar böyle bir ameliyat öncesi veya sonrasında ortaya çıkabilir.
Kişilik değişiklikleri bazı huyların değişmesi görülebilir. Buda çevresiyle olan iletişimi etkileyebilir. Daha hassas ve alıngan olabilir. Böyle bir durumda etkileşimde olduğu insanlarla ilişkisinin bozulması durumunda ise gerginlik dahada artar ve kendisini anlaşılmamış hisseder. İşte böyle dönemlerde ruhsal bir rahatsızlık gelişmeden koruyucu ruh sağlığı kapsamında psikolojik destek sağlanmalıdır. Hastane ve klinikler buna göre organize olamlıdır.
NELER YAPILMALI:
Tedavi aşamasında hastada suçluluk duygusu yaratmamaya özen gösterilmeli ve hastaya daha fazla ilgi gösterilmelidir. Kaygıları ve korkuları doğal karşılanmalı ve duyguları paylaşılmalıdır. Hastada güven oluşturma ve bilgilendirme hekimler tarafından yeterince yapılmalıdır. Tedavi konusunda alternatifler kişiye sunulmalı ve seçim yapma hakkı hastaya bırakılmalıdır.
Ameliyat sonrası toplumsal hayattan izole olmamalı, günlük sorumluluklarına ve ilişkilerine devam etmeli. Kendisini değersiz , önemsiz işe yaramaz hissetmemesi açısından önemli bir durumdur bu.
Ameliyat öncesi ve sonrası hastaya ve yakınlarına psikolojik destek verilmesi ve tedavi sürecine etkin olarak katılmaları teşvik edilmelidir. Hastanın psikolojik olarak ameliayata hazırlanması ihmal edilmemelidir. Güven duygusu verilmeli ve morali iyi tutulmalı , olumsuz beklentileri ortadan kaldırılmalıdır. Hastalıktan dolayı kimsenin suçlanmamasına özen gösterilmeli ve tedavi kuralları ihlal edilmemelidir. Benzer rahatsızlığı yaşamış kişilerle bir araya gelebilme ve karşılıklı duyguların paylaşımı önemlidir.
Cerrahi ekiple kurulacak iletişim ve onların vereceği bilgi ve güven hastayı rahatlatıcı olacaktır.
Sağlıklı bir yaşam dileklerimle…
Ali Rıza Erdoğan / Toplumsal Barış Dergisi