Bookmark and Share  

 

INSANLARI MUTLU OLUSA YA DA MUTSUZ OLUSA GÖTÜREN KADER; EGITIME VERILEN ÖNEMDE GIZLIDIR

 

 

Egitimin önemini yeterince  algilayamayan, anlayamayan bir toplum olarak gereken önemi ve gerekli yaklasimi sergileyemiyoruz. Bu yetersizlik durumu içinde ise uygar toplumlari yakalamakta daha çok güçlük yasayacagiz. Egitim alaninda kosan toplumlara yürüyerek yetisemeyecegimiz asikarken hala geçmise dogru meyil etmekte isin baska vahim bir boyutunu olusturmaktadir.

Bir toplumu olusturan insanlarin bilinci o toplumda nelerin degerli, nelerin degersiz oldugunu belirlemekte referanstir.  Peki bu durumda okumak okumus insan olmak erdemli olmak topluma hizmet etmek, insanlara yardim hizmet duygusuna sahip olmak bu toplumda ne kadar kabul görüyor.

Insan degerinin  kisinin oturdugu eve göre, bindigi arabaya göre, eglendigi mekana göre, giydigi kiyafet markasina göre ve sahip oldugu herçesit maddi varliklara göre belirlendigi bir toplumda insanlar neye yönelirler? Ne daha deger görür?

Prestijin, itibarin parayla satin alindigi ve dogal olmanin, kendisi olmanin imaja dönüstügü toplumlarda her türlü yozlasma ve degerler erezyonu insani ve insan yasamini degersizlige dogru götürecektir.

Kisi egitildikçe kendisini tanir

Egitildikçe dünyayi tanir

Egitildikçe diger insanlari tanir onlarla iliskisi bu ölçülerde gelisir ve doyurucu olur.

Egitildikçe diger kültürleri , diger düsünce biçimlerini tanir.

Egitildikçe hayatta varolur.

Egitildikçe hayatin ve kendisinin ve çevresinin farkinda olarak yasar. 

Okuldaki yöntemlerde çeliskiler ve yanlisliklar vardir.  Hepinizin okul hayatinda travmalar ve can sikici durumlar muhakkak vardir. Iyi hatirladiginiz seylerde vardir, kötü hatirladiginiz seylerde vardir.

Çevrede de sorunlar vardir. Sizin kabullenmediginiz davranislar ve ortamlarin içinde çocugu egitmek ve belli degerleri kazandirmak istiyorsunuz ama çocuk sadece sizden yada okuldan almiyor bilgileri ve davranislari. Sadece bilgi almiyor her gün yeni bir davranis ediniyor ve hayatina geçiriyor. Diger yasitlarindan etkilenmemesini saglayamazsiniz. Çevrede olup bitenlerden onu soyutlayamazsiniz. Nasil bir toplum içinde yasiyorsaniz o toplumun etkilerini çocugunuzun egitiminde göreceksinizdir. 

            Peki ailede her sey güllük gülistanlik midir. En fazla hatalar, en fazla yanlisliklar egitim konusunda ailede yapiliyor. Çocuk basta ailede yasanilan her seyden etkilenecektir ve önemli degerleri buradan alacaktir. Ailedeki insanlar o çocuk için ilk modellerdir.  Anne babanin egitim konusundaki çocuk yetistirme konusundaki  bakis açilari ne kadar farkliysa çocugun yasayacagi çeliskilerde o kadar fazla olacaktir.

Egitimin amaci çocugu istedigi sekle kaliba sokmak, anne babanin yada ögretmenlerin istedigi sekilde bir kisi olmasini saglamak degil;  onun olabilecegi en iyisi olmasina yardimci olmaktir. Sahip oldugu potansiyelini harekete geçirmesine ve kullanip gelistirmesine ortam hazirlamaktir.

Egitimde çocuga gelisme ortami hazirlamak seklinde planlanmalidir. Çocugu taniyip potansiyelini taniyip bu potansiyeline uygun ortamin hazirlanmasi ve beklentilerin de bu potansiyel çerçevesinde olmasi önemli bir gerekliliktir. 

Çocuklar bazi potansiyellere sahip olarak ve motivasyonlara sahip olarak dogarlar. Ve her çocuk son derece spontandir. Yani yapmacik degildir, maskeleri yoktur , oldugu gibi kendisini ortaya koyar.

Fakat büyüdükçe motivasyonu önce ailede sonra okulda sonra çevrede baslanarak kirilir. Spontanligini kaybettirmek için her sey yapilir. Çocuk adeta kendisinden ve iç dünyasindan uzaklastirilir. Böyle olunca degersiz hissetmeye baslar kendisini 

Çocukta bireysel farkliliklarin kabul edilmesi , bunun kabul edilmesi için çocugun ögrenme hizi, potansiyeli ve ögrenme biçimini iyi tanimak ve öylece yaklasmak önemlidir. Çocugu baskalariyla kiyaslayarak, her çocuk ayni hizda ögrenirmis  ayni yöntemlerle ögrenirmis gibi yaklasmak en büyük yanlistir.

Bireyi merkeze alarak bireyin özelliklerine uygun egitim programlari gelistirmek dünyada gündemde olan ve bir çok ülkenin programinda olan bir seydir.

Bu gün egitim hayatinda basarisiz olarak görülen bir çok insan yanlis egitim anlayisi ve yanlis egitim sistemi sonucunda bu noktaya gelmistir.

Eger zeka problemi yoksa, eger bir çocuk basarisiz oluyorsa orada ciddi bir sebep vardir.

Çocugun ögrenmeye hazir olusu da oldukça önem tasimaktadir.Kisininin ruhsal olarak hazir olmasi, psikolojik olarak hazir olmasi, duygusal olarak hazir olmasi gerekir.

Çocugun kafasinda çeliskiler , düsünceler, duygusal karisikliklar, karamsarliklar varsa ögrenmeye hazir degildir çocuk.  Önce sevgi ve güven ortami olusturan bir aile içinde olacak, önemli ve degerli oldugunu hissedecek. Degerli olusu sartlara baglanmayacak.  Sonra ögrenmeye egitilmeye baslanacak.

Karsilastigimiz her problemin , çatismanin , duygusal karisikliklarin ve güvensizliklerin  bir çok seyin kaynagi çocukluga dayaniyor.

Kendini yasayan bir çocuk

Kabul edilen bir çocuk

Duygularini ortaya koyan ve duygulari önemsenmis bir çocuk

Digerleriyle kiyaslanmadan yetenegine uygun egitim olanagi saglanmis bir çocuk

Ve kendisini bulmasin ortam olanak hazirlanmis bir çocuk hayatinda mutlu olacaktir.

Yetiskinlik hayatinda mutlu bireyler yetistirmenin temeli ise yine böyle bir çocukluktur.

            Toplumun mutlu olmasina vesile olacak ve daha çok aydinlik getirecek bir egitim-ögretim yili diliyorum.

 Ali Riza Erdogan / Toplumsal Baris Dergisi

 

ANA SAYFAYA DÖN