GÜRÜLTÜ VE SAĞLIĞA ETKİSİ

 

 

Gürültünün Tarihçesi 

Gürültü türleri, sahip olduğu frekans spektrumuna, ses seviyesinin zamanla değişimine ve sesin yayıldığı alanın yapısına bağlıdır.

Gürültü; insanların işitme sağlığını ve duyusunu olumsuz yönde etkileyen, fizyolojik ve psikolojik dengesini bozan, iş performansını(verimini) azaltan, çevrenin hoşluğunu ve sakinliğini azaltarak veya yok ederek niteliğini değiştiren, gelişigüzel bir spektruma sahip istenmiyen seslerden oluşan önemli bir çevre kirleticisidir. 

A-Frekans Spektrumuna Göre Gürültü Türleri


1-Sürekli Geniş Band Gürültüsü:

Birçok gürültü sürekli bir spektruma sahiptir. Yani; gürültüyü meydana getiren sesin frekansı, tüm frekans boyunca yayılmıştır. Tabiatta mevcut bulunan bütün renklerin karışımı nasıl beyaz ışığı meydana getirirse, bütün frekans aralıklarına sahip sürekli spektrumlu sesler de "Beyaz Gürültü"yü meydana getirir. Beyaz gürültüye en iyi örnek; makine gürültüsüdür.

2-Sürekli Dar Band Gürültüsü:

Böyle seslerde birkaç frekans yoğun olarak yer alır. Örnek olarak; daire testerenin çıkardığı ses özellikle yüksek frekansları ihtiva eder ve bu sınıf içinde yer alır.


B-Zamana Bağlı Olarak Gürültü Türleri
1-Kararsız Gürültü:

Gözlem süresinde gürültü seviyesinde önemli değişiklikler olan gürültülere denir. Kararsız gürültüler kendi içinde üçe ayrılır. 

a)     Dalgalı Gürültü: Gözlem süresince seviyesinde sürekli ve önemli ölçüde değişiklikler olan gürültülere denir. 

b)     Kesikli Gürültü: Gözlem süresince seviyesi aniden ortam gürültü seviyesine düşen ve ortam gürültü seviyesi üzerindeki değeri bir saniye veya daha fazla sürede sabit olarak devam eden gürültüdür. Trafik gürültüsü ve durup yeniden çalışan vantilatörler, bu gürültü türüne en güzel örnektir. 

c)     Vurma Gürültüsü (Anlık Gürültü):

Herbiri bir saniyeden daha az süren bir veya birden fazla vuruşun çıkardığı gürültüdür. Bu gürültüye en iyi örnek; çekiç ve perçin makinası gürültüsüdür 

Gürültü Kaynakları 

Çevre Gürültüleri; Gürültü kaynağı ve gürültüye maruz kalan kişilerin aynı çevre içindeki konumlarına ve gürültünün yayılma yollarına bağlı olarak iki grupta incelenebilir.

A)    Yapı İçi Gürültüler:
Yapı içinde yer alan her türlü elektronik, mekanik sistemler ve hayati faaliyetlerden meydana gelen bütün gürültüler.


B) Yapı Dışı Çevre Gürültüleri:
Gerek yapı içindeki hacimleri gerekse yapı dışındaki açık alanları kullanan kişileri etkileyen ve yapı dışında yer alan kaynaklardan yayılan gürültülerdir. Bu gürültüler şöyle sıralanabilir: 

Ulaştırma Gürültüleri:
Karayolu, denizyolu, havayolu, havaalanı gürültüleri

 

Endüstri Gürültüleri:
Endüstri makineleri ve işyeri gürültüleri

 

İnşaat (Şantiye) Gürültüleri:
Yol ve Bina inşaatı gürültüleri sahaları, atış poligonları ve benzeri gürültüler

 

Rekreasyon Gürültüleri:
Çocuk bahçeleri ve parkları, spor sahaları,atış poligonları ve benzeri gürültüler.

 

Ticari Amaçlı Gürültüler:
Açık hava sinemaları, eğlence yerleri, yüksek sesli reklam ve müzik yayınları, pazar yeri gürültüleri, sokak satıcılarının gürültüleri.

 

 

Gürültünün İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri 

 

Psikolojik Etkiler:
Davranış bozuklukları, öfkelenme, genel rahatsızlık duygusu, sıkılma .

 

 

Fiziksel Etkiler:
Geçici veya kalıcı işitme hasarları

 

 

Fizyolojik Etkiler:
Vücut aktivitesinde değişiklikler, kan basıncında artış, dolaşım bozuklukları, solunumda hızlanma, kalp atışlarında hızlanma, ani refleksler.

 

 

Performans Etkileri:
İş veriminde azalma, konsantrasyon bozukluğu, hareketlerin engellenmesi
Meydana getirdiği olumsuz etkilere bağlı olarak, gürültü seviyeleri bazı araştırmacılar tarafından tablodaki gibi derecelendirilmektedir.

 

 

30 dB (A)-65 dB (B)

Konforsuzluk, rahatsızlık, öfke, kızgınlık, uyku düzensizliği ve konsantrasyon bozukluğu.

 

 

2.Derece

65-90 dB (B)

Fizyolojik reaksiyonlar, kan basıncı artışı, kalp atışlarında ve solunumda hızlanma, beyin sıvısındaki basıncın azalması, ani refleksler.

 

3.Derece

90-120 dB (B)

Fizyolojik reaksiyonların artması, baş ağrıları

 

4.Derece

120 dB (B)

İç kulakta devamlı hasar, dengenin bozulması.

 

5.Derece

140 dB (B)

Ciddi beyin tahribatı

 

 

Bunlara ek olarak, gürültü kişilerde bitkinliğin kronikleşmesini sağlamakta ve vücudun direncini azaltarak hastalıklara yakalanma ihtimalini arttırmaktadır. Son araştırma sonuçlarına göre fetus ve prematüre doğumlar üzerinde gürültünün olumsuz etkileri olduğu anlaşılmaktadır.

 

 

         

 

Gürültü Şiddet Birimleri 

İnsan kulağı, bir ses gücünün değeri hakkındaki kararını kesin bir terimle ifade etmez. O ses gücü hakkındaki kararını diğer bir ses gücünden ne kadar büyük veya ne kadar küçük olduğu şeklinde verir. Bu davranış, çok geniş bir güç aralığını içine alır. Böyle bir güç aralığını belirtmek için uygun bir logaritmik cetvel kullanılması gerekmektedir. Bu cetvel on tabanına göre alınmış logaritma ile gösterilen ses gücü cetvelidir ve Alexandre Graham Bell'in hatırasına binaen “BELL” in onda biri olan, "DESİBELL" ile ifade edilir ve “dB” ile gösterilir. Bu gösteriş biçimi diğer bir ses gücü kaynağına bağımlıdır.
Bir ses gücü kaynağını kesin terimlerle tanımlayabilmek için referans bir değere ihtiyaç vardır. Bu değer "PİCOWATT" tır.

Ses gücü seviyesi =10 log 10 W dB W0

W0 = 10-12 pico watt

Yukarıdaki denklemde yer alan 10 katsayısı günlük hayatla bir uyum sağlayabilmek için Bell'i desiBell'e dönüştürmek amacıyla kullanılmıştır.

 İnsan Kulağı Duyma Eşiği
Genç ve sağlıklı bir insan kulağı 1000 Hertzlik bir sesi 20 µPa (mikropascal) civarında duyar ve bu değere insan kulağının duyma eşiği denir. İnsan Kulağı Acı Duyma Eşiği insan kulağının acı duyma eşiği 100 Pascal'lık ses basınç seviyesindedir. Acı duyma eşiği kişilere göre farklılık gösterebilmektedir. Acı duyma eşiği gürültü şiddeti olarak da 120-140 dB(a) aralığında kişilere göre değişmektedir.

 İnsan Kulağının Duyabildiği Ses Frekans Aralığı
Sağlıklı ve genç bir insan kulağı 20 Hertz ile 20000 Hertz arasındaki frekanslara sahip sesleri duyabilir; bu bölgeye "İşitilebilir Frekans Aralığı" denir. 0 ile 16 Hertz frekans aralığındaki seslere ;"İnfra Ses" frekansı 18.000 Hertz'den büyük olan seslere de "Ultra Ses "denir.

Gürültü Ölçümü
Gürültü özelliklerine bağlı olarak geliştirilmiş olan “Ses Seviyesi Ölçer“ cihazları ile ölçülür. Gürültü ölçümleri TSE nün ilgili standardlarına göre yapılır.

 Gürültü Özellikleri 

Ses; Kaynağının yapısına göre küresel veya silindirik olarak yayılır 

Ses basınç seviyesi (L), kendisini meydana getiren kaynaktan uzaklaştıkça; aradaki uzaklığın karesiyle orantılı olarak azalır. Eğer kaynakla aradaki uzaklık iki katına çıkarılırsa, ses basınç seviyesi 6dB azalır.
Gürültü ölçüm cihazlarının tasarımında, ses kaynağından uzaklaştıkça ses basınç seviyesinde olan azalma hesaba katılmıştır.
 

Gürültü Seviyesi Ölçer" cihazlarda "A ağırlık devresi" mevcuttur. bu ağırlık devresi (Ses Frekans Filtresi) ile insan kulağının duyabildiği frekans değerleri arasında iyi bir uyum ve benzerlik vardır.

YAPILAN ÇALIŞMALAR 

· Ülke genelinde günlük hayatta maruz kalınan gürültü seviyelerini izleme çalışmaları sürdürülmektedir.

· Dış ve iç ortam gürültü ölçümleri; işyeri iç ve dış ortam gürültü araştırma ve ölçümleri; makine ve teçhizat gürültü ölçümleri; hava, kara, deniz ve ırmak taşıtları gürültü ölçümleri; gürültü haritası hazırlama yöntem araştırmaları konularında danışmanlık hizmetleri verilmektedir.

· Konuya yönelik hizmet-içi eğitim ve seminer programları düzenlenmekte yayınlar hazırlanmaktadır. Bu kapsamda başvuru amacıyla kullanılabilecek bir kitap hazırlanmaktadır.

· Mevzuat çalışmalarına katılım sağlanmaktadır. 

SES KİRLİLİĞİ

 

Sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biri de ses kirliliğidir. Gürültü de denilen ses kirliliği, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen sesler ya da insanı rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir. Ses kirliliğini yaratan önemli etmenler;

Sanayileşme

Plansız kentleşme

Hızlı nüfus artışı

Ekonomik yetersizlikler

İnsanlara, gürültü ve gürültünün yaratacağı sonuçları konusunda yeterli ve etkili eğitimin verilmemiş olmasıdır.

Ses kirliliği, insan üzerinde çok önemli olumsuz etkiler yaratır. Bu etkileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

İşitme sistemine etkileri:

Ses kirliliği işitme sistemi üzerinde, geçici ve kalıcı etkiler olmak üzere iki çeşit etki yapar. Ses kirliliğinin geçici etkisi, duyma yorulması olarak da bilinen işitme duyarlılığındaki geçici kayıplar şeklinde olur. Duyma yorulması düzelmeden tekrar gürültüden etkilenilmesi ve etkileşmenin çok fazla olması durumunda işitme kaybı kalıcı olur. 

Fizyolojik etkileri:

İnsanlarda görülen stresin önemli bir kaynağı ses kirliliğidir. Ani olarak oluşan gürültü insanın kalp atışlarında (nabzında), kan basıncında (tansiyonunda), solunum hızında, metabolizmasında, görme olayında bozulmalar yaratır. Bunların sonucunda uykusuzluk, migren, ülser, kalp krizi gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Ancak en önemli olumsuzluk kulakta yaptığı tahribattır. 

Psikolojik etkileri:

Belirli bir sınırı aşan gürültünün etkisinde kalan kişiler, sinirli, rahatsız ve tedirgin olmaktadır. Bu olumsuzluklar, gürültünün etkisi ortadan kalktıktan sonra da sürebilmektedir. 

İş yapabilme yeteneğine etkileri:

Özellikle beklenmeyen zamanlarda ortaya çıkan ses kirliliği, iş veriminin düşmesi, kendini işine verememe ve hareketlerin engellenmesi şeklinde performansı düşürücü etkiler yapar. Gürültünün öğrenmeyi ve sağlıklı düşünmeyi de engellediği deneylerle saptanmıştır.

Ülkemizde, insanları gürültünün zararlı etkilerinden korumak için gerekli önlemleri içeren ve çevre yasasına göre hazırlanmış olan "Gürültü kontrol yönetmeliği" uygulanmaktadır. Ancak yönetmeleğin hedeflerine ulaşabilmesi için insanların bu konuda eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekir.

Ses kirliliğinin saptanmasında ses şiddetini ölçmek için birim olarak desibel (dB) kullanılır. İnsan için 35-65 dB sesler normaldir. 65-90 dB sesler, sürekli işitildiğinde zarar verebilecek kadar risklidir. 90 dB'in üzerindeki sesler tehlikelidir. 

Ses kirliliği aşağıdaki uygulamalarla önlenebilir: 

Otomobil kullanımını azaltacak önlemler alınmalıdır.

Ev ve iş yerlerinde ses geçirmeyen camlar (ısıcam gibi) kullanılmalıdır.

Eğlence yerleri vb. ortamlarda yüksek sesle müzik çalınması engellenmelidir.

Gürültü yapan kuruluşlar, şehirlerin dışında kurulmalıdır. 

            Sanayileşmenin ilerlemesi ile insan çevre ilişkisi giderek önem kazanmştır. Endüstrileşmenin yoğunlaştığı bölgelerde doğal kaynakların aşırı ve yanlış kullanılması, insan-çevre dengesini bozmaktadır. Bu durum, sanayileşmenin oransız büyümesinin önüne geçilmesi görüşlerinin ağırlık kazanmasına sebep olmuştur.

            Gürültü, günümüzde, teknoloji çağında ferdi alanı tehdit eden, hatta bunu ortadan kaldıran unsurların başında gelmektedir. Bu sebeple de sıkıntı verici, nahoş hisler uyandırıcı bir stres etkeni olarak ele alınmalıdır. O halde, gürültü insanın gerek fiziki ve gerekse ruh sağlığı için bir “STRESÖR” ajandır.

            Gürültü, beynimizi, yani psişik dengemizi etkilemektedir. Gürültü, beyin biyokimyasını etkilemkte mediyatör maddelerin beynin omurilik sıvısındaki seviyesinde ve beyin dokusundaki miktarlarını ve metabolizmalarını değiştirebilmektedir. Böylece de ruh sağlığımızı bozabilmektedir.

            İşitmeyi sağlayan uyaranlar ses dalgaları ile iletilir. Sesin yüksekliği, şiddeti ve tanısına göre insanın ruhsal hayatını değiştirir. İnsanın duygulanım alanı öncelikle sesin şiddetinden etkilenir. Genel olarak, 30-40 dB sınırının üstünde olan sesler, insanların çoğunun hoşuna gitmez. Duygulanım alanında endişe, kaygı, kızgınlık, öfke, huzursuzluk, tedirginlik gibi duygu durumlarının etkinlik kazanmasına yol açar. 50-60 dB sınırını aşan sesler genel olarak gürültü niteliğini alır. Bu duygu durumlarını artmasına, kalp vurumu, solunum sayısının yükselmesine; baş ağrısı, dönmesi gibi fizyolojik; algı, dikkat azalması, düşünce akışında yavaşlama gibi zihni bozukluklara yol açar. 

            Gürültülü ortam, insanların duygu durumlarında, kızgınlık, öfke gibi duygularında; insanlararası ilişkilerde bozulma, fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklar, işveriminde azalma, saldırgan davranışların ve şiddet eylemlerinin tetiğini çeken etkenler arasında yer almaktadır. Gürültülü müzik yapan gençler alkol, uyuşturucu, uyarıcı madde ve cinsellikten meydana gelen eğlenceleriyle ilk ve ilkel insanların törenlerini yaşayıp kendilerinden geçiyorlar. Bu törenler, gençlerin zihni işlevlerinde gerileme yarattığı için, saldırganlık ve şiddet ihtiva eden davranışların açığa çıkması kolaylaşıyor.

 

Ali Rıza Erdoğan / İst. Üniv. Çapa Tıp Fak. Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

 

ANA SAYFAYA DÖN