![]() |
|
|
|
Evrensel bir duygu olan korku hayatimiza nasil egemen olmakta ve bizi nasil yönlendirmektedir? Çogunlukla bunun farkinda degiliz ve baglantilarini ise kesfetmek profesyonel bir yardimla mümkündür. Korkumu bizi yönetecek yoksa biz mi korkuyu yönetecegiz ? Korku gelecek bir kötülügü beklemedir diyen Eflatun ayni zamanda Korku köleliktir diyor. Ve Mevlana Testi tastan korkar diyor.
Hayatin uzun ince yollarinda ilerlerken sayisiz korkularla tanisiyoruz. Alt ettigimiz korkular oldugu gibi etkisinden kurtulamadigimiz ve bazende farkli sekillere bürünen korkulari bilincimizde tasiyip yolumuza devam ediyoruz. Üstümüzden atamadigimiz ve bazen farkinda olarak bazende farkinda olmayarak bünyemizde barindirdigimiz korkularimiz omuzlarimizda yük olarak durdugundan bir sekilde ilerlememizi ve hayattaki yürüyüsümüzü yavaslatacaktir. Sahip oldugumuz her korku bizden bir kisim enerjiyi alacak ve yolumuza kimi zaman referans olarak çikacaktir. Oysa yönlendigimiz yada yönlenemedigimiz, karar verdigimiz yada veremedigimiz , güven duydugumuz yada duyamadigimiz bir çok seyde sahip oldugumuz korkularimizin etkisi vardir. Fobi haline gelen korkularimiz bariz olarak göründügünden farkindayizdir, saçma oldugunu biliriz ama yinede korkariz ve o korkunun etkisi ile hareket ederiz. Bir çokta yüzen gezen ama belirli bir nesneye yönlenmeyen ve bizim anlam veremedigimiz ve çogu zaman farkinda olmadigimiz korkularimiz vardir. Bu korkulrinda hayatimiza etkisinin çok farkinda degilizdir. Görmek istemedigimiz farkina varmak istemedigimiz bilinçdisi bazi dürtü ve isteklerin simgeleri olarak ortaya çikan korkularimizin anlamlarinin farkinda olmak ise kolay olmayacaktir. Bir seyin baska bir seye dönüstügü bilinçdisimiz dogru baglanti kurmamizi zorlastirmaktadir.
Çogu zaman bu korkularimizin farkina varmak ve etkisinden kurtulmak profesyonel bir yardim gerektirir. Hayat serüveniz içinde degisik zamanlarda degisik katmanlara yerlesmis ve hayatimizi etkileyen bu korkulari taniyip kendimizi arindirmak bizi hayatta daha etkili ve kendini daha dogru biçimde ortaya koyan bir insan haline getirecektir.
Insanin geçmisi, çocuklugu ve bu güne katettigi yollar korkularla doludur. Korku bazen hayati ögrenmek için, bazen terbiye yöntemi olarak, bazen toplumsal düzenin saglanmasi için , bazende insanin kendisini korumasi için kullanildi. Bazende egitimde bir araç olarak kullanildi. Ve korkutmlarla dolu çocukluk yasantisi kendisini dis dünyanin diger korkularina birakarak hayata egemen olmaya devam etti.
Korkuya dayali bir aile yetistirme tarzi, korkuya dayali bir egitim sistemi ve korkuya dayali bir kamu düzeni korkuyla iç içe geçmis hyatlara götürdü insanlari. Korkunun büyütüldügü ve güvensizligin pekistirildigi bie yönetim anlayisi ise degisik korkularin beslenerek hayatta etkinlestirilmesine neden oldu. Ve bir çok insan ise hayatini korkulara teslim ederek benligini ortaya koymaktan vazgeçen insanlar kendilerine olan saygi ve degeride yitirerek kendilerine yabancilastilar.
Aç kalmaktan, ilaç bulamamaktan, issiz kalmaktan, insanlarin güvenini yitirmekten, küçük düsmekten, yalniz kalmaktan, anlasilamamaktan, gelecekten, yaslanmaktan , ölmekten, sevdiklerini yakinlarini kaybetmekten, hastalanmaktan, güçsüz düsmekten korkar hale gelen insanlar çogu zamanda bu korkularinin farkli sekillere bürünmüs halleriyle yada klinik düzeyde tedavi gerektiren sekilleriyle karsilasir hale geliyorlar.
Fobi haline gelen korkularla basedemeyen kisilerin ise psikolojik tedavi görmeleri zorunlu hale gelmektedir. Çogu zaman ise kisilerin hayatini kisitlayan bu fobik reaksiyonlra katlanmayi tercih etmekte ve tedavi olmaya yanasmamaktadir bazi kisiler.
Fobi haline dönüsen bazi korkular aslinda kisinin yasadigi baska gerginliklerin ve içinden çikamadigi çatisma ve dürtülerin sonucuda olabilir. Yani fobilerlde kisiin yasadigi psikolojik sorunlarin görünür hale gelmesi olarakta tanimlanabilir.kisinin yasadigi korkudan yola çikarak psikolojik seanslarin sonucunda asil soruna ulasmak mümkün. Asil sorun çözümlendiginde ise korkuda kendiliginden ortadan kalkmis olacaktir. Çogunlukla hipnoz bu alanda iyi bir araç olarak kullanilabilir.
Belirli bir nesneye yöneltilip fobi olarak ortaya çikan bu korkular kisiye saçma gelir fakat kisi bu korkunun etkisinden kendisini kurtaramaz. Çok degisik korkular yasayan insanlar bulunmaktadir. Sik karsilasilan korkular kapali yer korkusu, asansöz korkusu, yükseklik korkusu, yilan ve köpek korkusu olmakla birlikte ; rüzgar korkusu, yaslilardan korkma, kandan, böcekten, simsekten, sudan, mikroptan, yazidan, sudan, tozdan, denizden, evlenmekten, kildan, idrardan korkan insanlara rastlamak mümkündür.
Tanimlamak gerekirse korku; insanin algiladigi, gördügü, yada düsündügü, imgeledigi, tasarladigi tehlikeli, tehdit dolu durum, kisi nesne olay ve olgu karsisinda gösterdigi dogal evrensel bir duygulanim durumu, ruhsal tepkidir.
Kisilerin korkularini tanimaya çalismalari ve geçmis yasantilariyla baglanti kurmalari, bu korkularin nereden nasil kendilerine miras kaldiginin fasrkina varmalari bu korkulari yenmeleri için etkili bir adim olacaktir. Korkularin ysamda nelere mal oldugu , ysami nasil engelledigi ve hayattaki ilerleyisi nasil sekteye ugrattigi sorgulanmali ve etkili bir yasamin önünde engel olmaktan çikarilmalidir. Aksi taktirde korkularin esiri olan bireyler olmaktan ve yasama yabancilasan mutsuz bireyler olmaktan öteye gidemeyecektir kisiler.
Korkusuz özgür bir yasam kurmaniz dilegi ile......
ALi Riza Erdogan / Toplumsal Baris DErgisi