Bookmark and Share  

 

UYUM SORUNLARI

 

 

UYUMSUZLUK ÇESITLERI

Genel olarak uyum sorunlari üzerinde uzmanlar farkli siniflandirmalar yapmakla birlikte, genellikle gelip geçici olan ve psikoz veya psiko-somatik bir hastalik teskil etmeyen durumlar uyum veya davranis bozukluklari uyum bozukluklari adi altinda toplanmaktadir. Yörükoglu çocuktaki ruhsal sorunlari 4 baslik altinda toplamistir.

Davranis bozukluklari

Davranis bozukluklari çocugun çesitli ruhsal ve bedensel nedenlere bagli olarak, iç çatismalarini, huzursuzluklarini davranisa yansitmasi sonucu ortaya çikmaktadir. Bu çocuklarin genellikle çevreleri ile olan iliskileri gergin ve sürtüsmelidir. Bu grup altinda hirçinlik, sinirlilik, geçimsizlik, kavgacilik, okuldan veya evden kaçma, yangin çikarma, sürekli baskaldirma ve kurallari çigneme gibi problemleri toplayabiliriz.

Duygusal bozukluklar

Bu gruptaki sorunlar çocugun çevresinden çok kendisini rahatsiz eden problemlerdir. Korkular,kaygi, saplantili düsünceler, uyku bozukluklari, kekemelik ve tikler bu sorunlardandir. Bu belirtileri gösteren çocuklar çevreleri ile iliskileri çok bozuk olmayan gergin, güvensiz, çekingen çocuklardir. Kendi iç sorunlarini disa yansitmaktan çok kendilerine yönelten kaygili çocuklardir.

Aliskanlik bozukluklari

Çocukluk döneminde siklikla görülen parmak emme, tirnak yeme, masturbasyon, alt islatma, diski kaçirma gibi aliskanliklari ile ilgili problemler bu grupta toplanmaktadir.

Agir ruhsal bozukluklar

Bu grupta ileri derecede uyumsuzluk olarak nitelendirilen ruhsal hastaliklar yer alir. Sizofreni, paranoid, affektif gibi psikozlar, otizm ve depresyon bu grupta yer alan problemlerdir.

UYUMSUZ ÇOCUKLARIN TESHISI

Uyumsuz çocuklarin mümkün oldugu kadar erken taninmasi uyumsuzlugun önlenilmesi açisindan son derece önemlidir. Uyumsuz davranislar ne kadar erken teshis edilir ve tekrari önlenirse yeni uyum davranislarinin kazandirilmasi o oranda kolay olur.Uyumsuz çocuklarin egitiminde öncelikle problem davranislarin saptanmasi, ortadan kaldirilmasi ve istendik davranislarin kazandirilmasi gerekmektedir.

Erken teshis egitimin temel ilkelerinin basinda gelmektedir. Oyun, çocuk için en iyi teshis aracidir. Ancak, uyumsuzluklarin hepsinde çocuk öncelikle tibbi muayeneden geçirilmelidir. Yapilan muayene ve tetkikler sonucunda çocugun saglikli oldugu anlasildiginda zeka,yetenek,sosyal ve uyum testleri yapilmalidir.

Tibbi Teshis

Çocugun saglik durumunun ilgili uzman doktorlarca ayrintili olarak incelenmesidir.

n       Mide ve bagirsak hastaliklari

n       Iç salgi bezlerinin çalisma durumu

n       Görme ve isitme

n       Sinir sisteminin isleyisi

n       Saglik geçmisleri

Herhangi bir bedensel özrünün bulunup bulunmadigi ve/veya sürekli hastalik durumlari

Tibbi muayeneleri sonucunda saglikli olarak belirlenen çocuklarda psikolojik tani yapilir.

Psikolojik Tani

n       Ilk yapilmasi gereken bireysel zeka testleridir. Bu test çocugun zekasini ve yeteneklerini belirlemeye yarar.

n       Ilk yapilmasi gereken bireysel zeka testleridir. Bu test çocugun zekasini ve yeteneklerini belirlemeye yarar.

n       Yetenek testleri

n       Psikolojik testler verilmeli

n       Kisilik testleri verilmeli (bunun içine çocugun kendini ifade edemedigi durumlarda ip ucu görevi gören cümle tamamlama ve CAT gibi projektif teknikler girer.)

n       Gözlem yapilmali Gözlem yapilirken tarafsiz davranilmali, esnek olmali ve gözlem yapildigi çocuga hissettirilmemelidir

n       Çocukla görüsme yapilmali, görüsmede çocugu sikintiya sokmadan genel sorular sorulmalidir. Önemli olan çocukla ilgilenildiginin gösterilmesi ve güven duygusunun verilmesidir. Ancak asiriya kaçilmamali ve çocukla sorunun nereden kaynaklandiginin bulunup çocugun çözmesine izin verilmelidir. Yapilacak etkinlikler birlikte düzenlenmeli ancak ilk tepki çocuktan gelmelidir. Çocukla zorla konusulmaya çalisilmamali ve etkinlikler için zorlanilmamalidir. Örnegin, çocuktan bir aile resmi çizmesini isteyebilir ve resimdeki kisiler ve ne yaptiklari hakkinda konusarak çocugun bu konudaki duygu ve düsünceleri belirlenebilir ve problem aileden kaynaklaniyorsa bu yolla problem belirlenebilir.

Tüm bu testlerden sonra testler degerlendirilir ve tedavi çizelgesi hazirlanir. Oyun terapisi veya serbest zaman aktiviteleri gibi yöntemle çocugun egosu güçlendirilebilir. Bireysel veya grup terapisine alinabilir, resim, dramatizasyon, müzik, sanat çalismalari, spor çalismalari, izcilik, kampçilik, dagcilik çalismalari ile sagaltim yapilabilir.Tedavide çocukla bireysel terapi yapilabilecegi gibi bazi durumlarda aile terapisi de yapilabilir.

SAVUNMA MEKANIZMALARI

Benlik organizmanin çevreye uyumunu saglamak için çaba gösterir. Altben'den gelen istekler doyum ararken, üstben'in kurallarina da uymaya çalisir. Eger üstben altben'den gelen isteklerin doyurulmasina izin vermezse ve kati kurallari beni zorlarsa ben güç duruma düserse çözüm yolu olarak çesitli savunma mekanizmalari kullanir. Bu savunma mekanizmalari eger benligi kuvvetlendirici etkilerde bulunurlarsa saglikli, fakat benligin islevini engelleyici etkilerde bulunurlarsa patalojik olarak görülürler. (Özdogan 1997)

Freud'a göre bebek "id" adini verdigimiz içgüdüsel enerji ile dünyaya gelir ve id yasamak için gerekli olan cinsellik ve saldirganlik içgüdülerinin deposudur. Id araliksiz olarak sonucu ne olursa olsun haz alma ve doyurulma çabasi içindedir Süperego ise toplumun istek ve sorumlulugunu içerir. Süperego çocuga ailesi ve toplum tarafindan aktarilan geleneksel degerlerin temsilcisi olup ödül ve cezalarla pekistirilir. Süperego bireyin, davranislarinin dogru ve yanlis olduguna karar verip toplum tarafindan onaylanan deger yargilarina göre davranmasini saglar ve 3 yasindan sonra gelismeye baslayip, 5-6 yasindan sonra saglikli fonksiyon gösterebilir. Id'in sürekli haz almayi istemesi ve süperegonun onu hazi ertelemesi kiside çalismaya ve kayginin artmasina neden olur. Böyle bir durumda ego akilli bir araç olarak ikisinin ortasini bulmaya ve çatismanin azalmasini saglamaya çalisir. Ego id'i denetim altinda tutar ve gerçek dünya ile id arasinda araci görevi görür. Ego, akilci ve pratik olarak; id'in arzu ve isteklerini mümkün oldugunca yerine getirmeye çalisir ve onu egitmeye çalismaz. (Cüceloglu 1992)

Bu üç ögeden birinin bozuklugu kisilik bozukluguna yol açar. Ego'nun yeterince gelisemedigi ve çocukta kayginin çok fazla oldugu durumlarda denge saglanamayabilir ve böyle durumlarda kisi savunma mekanizmalarini kullanmaya baslar. Ancak, savunma mekanizmalarinin çok kullanilmasi da bazi bozukluklarin ortaya çikmasina neden olabilir.

Belli basli savunma mekanizmalari sunlardir;

1- Bilinçaltina bastirma

Üstben tarafindan izin verilmeyen duygu ve düsüncelerin, altben'den gelen isteklerin bastirilmasi, bu bastirilma için kuvvet sarf etmesi ve yanlis bir dünya algisinin ortaya çikmasidir. Kisaca, bizde derin kaygi uyandirabilecek düsünceleri bilinç altina iterek bastirir ve böylece olumsuz düsüncenin etkisi altinda ortaya çikabilecek kaygiyi önlemis oluruz. Kisinin istemedigi ve ona aci veren istek ve arzulari bilinçdisina iterek orada tutar. Ancak baski altina alinan ya da bastirilan bu duygular düsünceler ve geçmis yasantilar çogu kez simgesel bir biçimde rüyalarda ya da dil sürçmeleri seklinde kendini gösterir.Baski mekanizmasi kisiye tehlikeli isteklerini denetim altinda tutmada ve sarsici olaylarin ilk tehlikeli isteklerini denetim altinda tutmada ve sarsici olaylarin ilk etkilerini hafifletmede yardimci olur. Ancak bu mekanizma bazen kisinin yüzleserek gerçekçi yollardan halletmesi gereken yasantilari da bilinçten uzaklastirarak sagliksiz bir nitelik kazanabilir.

 

 

ANA SAYFAYA DÖN