![]() |
|
|
|
Günümüz insaninin yasadigi yalnizligin hem süresi artmakta hemde daha yaygin olarak bu duygu yasanmaktadir. Insan bir yandan bilimde teknolojide gelisirken bir yandan da dünyada kendisini yalnizlastirmaktadir. Yasam biçimi ve degerlerin hizla degismesi insanlarin aliskanliklarini ve davranislarini etkilemektedir. Insan sürekli yeniliklere uyum saglama pesinde kosarken kendi iç dünyasiyla uyumsuzlasmaktadir. Her sey çok hizli degisiyor ve hizli tüketiliyor. Insan bir seye uyum saglamaya baslamisken çoktan baska bir sey moda olmakta ve kisilerin uyum sagladigi sey eskimektedir. Yasanmadan eskitilen bu seylerin içinde arkadasliklar, asklar, dostluklar ve bir çok iliski yer almaktadir.
Aslinda insanlar bu hizla degisen seylere uyum saglamiyorlar fakat saglamis gibi görünüyorlar. Malum devir imaj devri. Imaja zarar gelmesin ama iç dünyaya gelsin anlayisi ile insanlar zamanla iç dünyalarindan kopmakta ve yalnizlasmaktadirlar.
Hayal kirikliklarini fazla yasayan insanlar ve tutunduklari önemli alanlar elinden alinan insanlar yalnizligi yogun yasarlar. Bu insanlarin yasamdaki beklentileri ve diger insanlardaki beklentileri ortadan kalkmakta ve yogun bir duygusal yalnizlik yasamaktadirlar. Bazen bu yalnizliga depresyon eslik etmekte ve kisi sosyal hayattan kendisini izole etmekte ve içine kapanmaktadir.
Yogun faaliyetler içinde olan kalabaliklar içinde olan insanlarda bazen içsel yalnizlik yasamaktadirlar. Bazende bu içsel yalnizlikla yüzlesmemek içinde sürekli faaliyet içindedirler. Uzun süre yalnizlik yasayan insanlarin çevreye ve kendisine karsi güven kaybi olmakta ve bu güven kaybinin artmasi ve uzamasi ise hayattaki etkinligini sekteye ugratmaktadir. Bu zamanla yasam kalitesini olumsuz etkilemektedir.
Bazen insanlar yalnizligi tercih edebilirler. Hatta yalnizlik yasamaya insanlarin ihtiyaci olabilir. Burada bahsettigimiz tek basina kalmak degildir. Yalnizligi yasamak yaratici güdülerin harekete geçmesi için uygun zemin hazirlayabilir. Bazi sanatçilar, düsünürler, bilim adamlari yalnizligi tercih edebilirler.
Yalnizlik bazen kisinin hayatini sorgulamasi, düzenlemesi ve yeniden organize etmesi için bir firsatta olusturabilir. Kisi bir çok sey konusunda farkindaliklar kazanabilir yada kör noktalarini kesfedebilir. Sosyal olarak yalniz kalan insanlarda yalnizligi yasamiyor olabilirler. Kisinin etrafinda kimse yoktur, kisi tek basinadir ama zengin bir içsel devinimi vardir ve etrafi arkadaslarla dolu birisi kadar yalniz degildir.
Evliliklerde bazen iki kisilik yalnizliklar yasaniyor. Kisiler yanyana koyun koyunadir ama içsel olarak yalnizdirlar.
Insanlarin bencilligi çogunlukla insanlari içsel yalnizliga götürür. Içsel paylasimlar yerine çikar iliskilerine dayali paylasimlar öne geçmistir. Kisiler ise bu çikar iliskilerinin araci haline gelmektedirler.
Yalnizlik acisindan kaçmanin bir yoluda kisinin kendisini yüceltmesidir. Kisiler narsistik bir yapi gelistirerek yalnizlikla yüzlesmekten kaçinirlar. Bazende yalnizlik kisinin yasamda estirecegi firtina öncesi sessizligini olusturur, bazende karanlik dispsiz bir kuyudur.
Yalnizligi nasil yasadigimiz ve neye dönüstürdügümüz önemlidir.
Insan bu dünyaya yalniz gelmekte ve yine bu dünyadan yalniz ayrilmaktadir.
Ali Riza Erdogan / Toplumsal Baris Dergisi