Bookmark and Share  

 

Özgüven, bireyin kendi yeterlilikleri, yetenekleri ve degerleri hakkindaki duygu ve düsünceleridir. Iki temel duygu üzerinde sekillenir ; yeterli / yapabilir olus ve sevilmeye layik olus

Kendileriyle ilgili olusturduklari bu duygu ve düsünceleri yani kendilerini algilama biçimi, bireyin bulundugu sosyal ortamlarda etkili ve farkli olabilmelerini, karsilastiklari yeni problemlerle bas edebilmelerini, çözüm üretebilmelerini, basarisizlik durumlarini kabul edebilmelerini ve bu durumdan olumlu sonuçlar çikarabilmelerini saglar.


Özgüven, çocugun dogustan getirdigi biyolojik özellikleri (mizaç, zeka, fiziksel özellikler vb.) ve çevresel etkiler ile çok erken dönemlerde sekillenmeye baslar.

Çocuk sevildiginde kendi bedenini sevmeye ve degerli bulmaya, anne tarafindan ihtiyaçlari esduyumla (dogru zamanda dogru ihtiyaçlarin karsilanmasi ) karsilandiginda ise kendisini degerli hissetmeye baslayacaktir.

Özellikle okul öncesi döneme kadar çocugun özgüveni, anne babanin verdigi sözel ya da sözel olmayan tepkilerle, anne babanin çocuga yönelik tutum ve davranislari ile, çocuktan beklentileri ile, övgüleri, elestirileri, kucaklamalari, gülümsemeleri … ile gelisir.

Anaokuluna baslama, ilkokula baslama gibi aile disindaki sosyal ortama girisle birlikte çevrenin görüsleri de özgüvenin gelisiminde önem kazanir. Çocugun yeni girdigi sosyal ortamda kendisine bir yer bulabilmesi, kendisini ortamda var edebilmesi için kendisi için olumlu bir duygu gelistirmeye ihtiyaci vardir. Bu nedenle akran grubuyla olumlu iliskiler kurma, akademik olarak basarili olmak, sosyal aktiviteler içinde iyi olmak ve olumlu geri bildirim almak oldukça önemlidir.

Olumsuz özgüvenin göstergeleri nelerdir ?

-  Basarisizliktan ve hata yapmaktan korkmak. Yeni verilecek görevlerden, yeni aktivitelere girmekten kaçinma, hatta girmeme.

-  En ufak bir hayal kirikligi bile tolere edememe, bu nedenle içinde bulundugu çalismayi yarida birakma, kesme

- Basarisizligi kabul edememe, hileye basvurma

- Ilgi çekmek için girdigi ortamlarda bebeksi davranislar gösterme. Bu tür davranislar aslinda arkadaslari arasinda istedigi yeri bulmasini saglamak yerine, isim takilmasina, dalga geçilmesine neden olur.

- Yetersizlik ve güçsüzlük gibi duygularini bastirmaya ya da saklamaya çalisirken, saldirgan, kati ve kontrol edici davranislar sergileme.

- Basarisizlik yada hatalari ile ilgili objektif degerlendirmeler yapamama, durumla ilgili mazeretler bulma ve dis etkiler ileri sürme. “Zaten ben bu çalismaya katilmak istemiyordum.” “ Ögretmen dersi iyi anlatmiyor.” gibi.

- Okul basarisinin varolan potansiyeli ile uygun olmamasi, notlarin düsmesi ve derse ilginin kaybolmasi.

- Sosyal olarak geri çekilme, reddedilmekten korkma, arkadaslari ile olan iliskinin azalmasi yada kesilmesi ve eslik eden yalnizlik duygusu

- Sevilebilir ve tercih edilebilir olduguna inanmama ve herkesin kendisinden üstün olduguna inanma,

- Diger insanlarin kendisiyle ilgili elestiri ve düsüncelerine karsi asiri hassasiyet

- Bir gruba dahil olabilmek için, akran grubunun olumsuz davranislarini taklit etme.

Olumlu özgüveni destekleyen unsurlar ;

- Kosulsuz sevgi içinde büyüme: Kosulsuz sevgi, birey ne yaparsa yapsin sevilmeye ve sayilmaya layik oldugunu hissetmesine olanak saglar.

- Ait olma duygusunda tatmin: Her birey bir gruba dahil olmayi, bulundugu gruptan kabul görmeyi ve sevildigini hissetmeyi ister. Tatmin duygusu küçük bir çocuk için öncelikle aile içinde aranirken, yas ilerledikçe isin içine akran grubu, mahalle arkadaslari, dahil oldugu sosyal gruplarda girer.
Olumsuz özgüveni olan çocuklar, zaman zaman ait olma duygularini tatmin için, akran grubunun davranis paternlerini benimser veya taklit ederler. Benimsedigi bu davranislar ve degerler, olumsuz (sigara kullanimi, alkol kullanimi vb.)veya toplum kurallarinin disinda da kalabilir.

- Hatalarin ve basarisizliklarin, yasamin ve ögrenmenin bir parçasi olarak görebilme: Böylece çocuk hatalari karsisinda sadece utanç duygusu hissetmek yerine, yol gösterici ve ders verici olarak kullanma sansini yakalayabilir.

- Basedebilir olduguna inanma: Karsilasabilecegi olasi problemlerle basa çikabilecegine inanmak, deneme cesareti göstermesini saglar. Bunu gelistirebilmenin en iyi yolu; çocugun problem çözme becerileri, yaraticilik ve çabasinin karsiligini alabilecegi, kendisini görebilecegi deneyimlere firsat vermektir.

- Sorumluluk alma: Sürekli kontrol gerektirmeyen, yasina uygun sorumluluklara sahip olmasi, kendisine güvenildigini hissetmesini saglar.

- Sadece ürüne degil, sürece de odaklanma:  Basarinin sonuca endeksli oldugu durumlarda, özellikle olumsuz özgüven gelistirmis çocuklar birkaç denemenin ardindan istedigi sonuca ulasamadiklarin da, cesaretlerini çabuk yitirirler. Bu nedenle sadece sonuca ve basariya degil, çabaya ve bu süreçte ögrendiklerine yönelik geribildirimler vermek önemlidir. Böylece çocuklarin dikkatini sonuçtan çekip, sürece ve adimlarina yönlendirebiliriz.


Çocugun özgüvenini arttirmak, kisa bir sürede gerçeklesmez. Uzun bir süre gerektirir, tamamlanip bitmesi söz konusu degildir. Çünkü çocuklar için anne babanin verdigi geribildirimler her zaman için önemlidir.

Bazen çocuklar, anne babalarin özgüven gelistirmeye yönelik çabalarina olumlu tepkiler vermezler veya isbirligi içine girmezler. Böyle bir durumda kullandiginiz yöntemleri yeniden gözden geçirin ve gerekirse bir uzman yardim alin.

Çocugun duygu ve düsünceleri konusunda duyarli olun, çabalarinin farkina varin ve olumlu geribildirimde bulunun. Kullandiginiz övgülerde abartili olmayin, gerçeklikle baginin olmasina dikkat edin.

Karsilastigi güçlüklerle bas etme yöntemlerini fark etmesini ve olasi sorunlarla ilgili yeni çözüm alternatifleri üretmesi için destekleyin.

Çocugunuzu oldugu gibi kabul edin ve kendisi için belirledigi hedefleri gerçeklestirmesi için destekleyin.

Kendi kendisini degerlendirmesini saglayin.

Olumlu bir özgüven gelistirmede en önemli faktörün,

- kosulsuz sevgi ve saygi gösteren,
- çocuklarini kendi olmasini istedikleri için zorlamak yerine, onlari olduklari gibi kabul eden,
- gelisimleri için onlari destekleyen
- “sana inaniyorum.” mesajini vererek cesaretlendiren

anne baba oldugunu unutmayin !

 

Sağlıklı özgüvene sahip olmak bir çocuk için hayatın zorluklarına karşı kullanabileceği bir zırhtır. Kendileriyle ilgili olumlu düşüncelere sahip çocuklar karşılaştıkları çatışmalarla daha kolay baş edebilir ve problem çözme becerileri daha gelişmiş olur.  Oysa, özgüveni düşük olan çocuklar için karşılaştıkları yeni durumlar, kaygı ve hayal kırıklığına sebep olabilir. Onlar için çözüm bulmaya çalışmak çok zordur. Kendileriyle ilgili fikirlerini söylerken “iyi değilim, ben yapamam ki...” gibi tanımlamaları sıklıkla kullanırlar.

 

Peki özgüven nedir? Özgüven bir kişinin dıştan gelen atıfları değerlendirerek kendi kimliğine yönelik yaptığı bir değerlendirmedir. Kimliğimizle ilgili, neleri yapabileceğimizle ilgili inanç ve duygularımızın bütünü özgüvenimizi oluşturur. Çocuk 3-4 yaşlarında iken kendisiyle ilgili etrafından gelen fikirleri biriktirir. Eğer gelen uyaranlar olumlu ise çocuğun özgüveni olumlu yönde gelişir. Ancak gelen uyaranlar olumsuz, yapamadığına yönelikse çocuk da değersizlik hissedecek ve kendisinin beceriksiz, değersiz bir varlık olduğuna inanmaya başlayacaktır. Bu da özgüveni düşük bir bireyin temellerini atar.

 

Bir çocuk yürümeyi öğrenirken defalarca düşer, kalkar, bir daha düşer, kalkar yeniden düşer ve sonunda belki bir yere tutunarak ilk adımlarını atmayı öğrenir. Bu dönemde anne-baba ve çevresindeki yetişkinlerden gelen fikirler, kendisiyle ilgili algılamasını belirler ve neleri yapabileceğinin sınırlarını çizer. İşte bu nedenle  çocuğun sağlıklı özgüven, benlik algısı gelişiminde ailenin rolü büyüktür.

 

Bir çocuk ailesi tarafından sevildiğini, değerli olduğunu bildiği oranda özgüveni artar.  Başardığının farkında ve başardığı için mutlu olan bir çocuğun başarıları taktir edilmesine rağmen özgüveni düşük olabilir.  Çünkü çocuk ailesi tarafından yeteri kadar sevilmemekte ya da başarılarına ve başarısızlıklarına rağmen değerli olduğu çocuğa sık sık hatırlatılmamakta olabilir. Tam tersi olarak, çocuk çok fazla sevgi görmekte ancak yetenekleri gerektiği gibi kabul edilmeyen çocuk da düşük özgüvene sahip olabilir.  Önemli olan bu ikisinin doğru dengesini sağlayabilmektir.

 

n         Özgüveni düşük olan çocuklar yeni şeyler denemekten kaçınabilir. Kendileri hakkında olumsuz konuşurlar. Bu çocuklardan:  “ bunu öğrenemiyorum, zaten ben aptalım, kimse beni düşünmüyor zaten..” gibi cümleler duyabilirsiniz. Çabuk pes ederler ya da işi başkasına devir etmeye çalışırlar.

n         Sağlıklı özgüvene sahip çocuklar başkalarıyla birlikte çalışmaktan keyif alırlar. Yeni hobilere açıktırlar. Bir sorunla karşılaştığında çözüm üretmeye çalışır. Kendi zayıf ve güçlü yönlerini bilir ve kabul eder.

 

 

 

ANA SAYFAYA DÖN