SIIRLER

 

 

 Gidersen yikilir bu kent, kuslarda gider
Bir nehir gibi susarim yüzünün deltasinda
Yanlis adresteydik, kimsesizdik belki
Sarisin bir saskinlik olurdu bütün isiklar
Biz mi yanlizdik, durmadan yagmur yagardi
Üsür müydük nar çiçekleri ürpeririken

Gidersen kim sular feslegenleri
Kuslar nereye siginir aksam olunca

Sessizligi dinliyorum simdi ve solugunu
Sustugun yerde birseyler kiriliyor
Bekleyis diyorum caddelere, dalip gidiyorsun
Adini yaziyorum bütün otobüs duraklarina
Öpüstügümüz her yer adinla aniliyor
Birde seni ekliyorum sususlarima

Selamsiz saygisiz yürüyelim sokaklari
Belki bizimle isiklanir bütün varoslar
Geriye mapushaneler kalir, pasli soguklar
Adini bilmedigimiz doslar kalir yalniz
Yüregimize aliriz onlari, isitiriz
Gardiyan olamayiz kendi ömrümüze her aksam

Gidersen kar yagar avuçlarima
Bir ceylan sessizligi olur burada asklar

Fiyakali isiklar yaniyor reklam panolarinda
Durmadan çogaliyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuslar satiliyor bütün çiçekçilerde
Menekseler nergisler yerine kus ölüleri
Bir su sesi bir feslegen kokusu simdi uzak
Yanginlari animsatiyor genç ölülere artik

Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birhanelere
Bu kentin künyesi bellidir artik ve sususun
Isyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanima sen, ellerin simsicak kalsin
Devriyeler basiyor karartilmis evleri yine

Gidersen yikilir bu kent kuslarda ölür
Bir tufan olurum sustugun her yerde

 

 

Ahmet Telli

  

 

Ask Iki Kisiliktir . Degisir rüzgarin yönü,
Solar ansizin yapraklar;
Sasirir yolunu denizde gemi,
Bosuna bir liman arar.
Gülüsü bir yabancinin,
Çalmistir senden sevdigini;
Içinde biriken zehir,
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yasanan tek basina
Ask iki kisiliktir.

Bir ani bile kalmamistir,
Geceler boyu sevismelerden;
Binlerce yil uzaklardadir,
Binlerce kez dokundugun ten;
Yazabilecegin siirler,
Çoktan yazilip bitmistir;
Ölümdür yasanan tek basina,
Ask iki kisiliktir.

Avutamaz olur artik
Seni bildigin sarkilar;
Bosanir keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksende sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçari kusu sevdanin
Alip basini gitmistir;
Ölümdür yasanan tek basina,
Ask iki kisiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmis ve düsmüs, gözden.
Düslerinde bir çocuk hiçkirir
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek basina yasayamaz sevdasini,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kus yanliz degildir;
Ölümdür yasanan tek basina,
Ask iki kisiliktir. .
Ataol Behramoglu

 

 

 

Unutma hakiki erkek,yuzlerce erkekten meydana gelir.
Zaten bir zaman sonra,yuzlerce erkegin sana verdigini,bir
erkekten beklemeyecek kadar olgunlasmis olacaksin sen de...
Bir kadinin aradigi o bir tek erkek,her zaman icin hayali
bir varliktir. Hic olmamistir.... Her erkekte,aradigin
erkegin yanlizca bir parcasini bulursun. Gercek bir kadin
icin,gercek bir erkek,Allah gibidir,her yerdedir ve hicbir
yerdedir. Ask da budur zaten! Baska bir sey degil.
Aramaktan vazgec demiyorum, bulmaktan vazgec...
                                     M.Mungan

 

 

 

 

DOST-UM-DUN

 

Dostundur yüregine

Bagladigin karalarin

Yarisini yüklenen, paylastikça

 

Dostundur en kabina

Sigamadigin anlarda

Büyütür sevincini, paylastikça

 

Digeri olur aglayan gözünün,

Tebessümünün bir yarisi

 

Bazen de

Dostun sandigindir;

Geçmisin tüm agirligini

Bindirip bir biçak sirtina

Yaralayiverir seni

Can evinden, hatirladikça...

 

 

 

 

hayata dair
.
hayat,
bir kosusturma alip basini giden.
amansiz bir yaristir zaman zmaan.
savas bu!
kollar, bacaklar,
uçusacak bedensiz baslar havada.
ve götürecek al kan,
bassiz gövdeyi...
.
savasin gerçek yüzü,
sirtimda ise dünyanin yükü.
memleketim neresi?
burasi istanbul mu?
gökleri delip geçen bu minareler,
allah'a mi çagiriyor?..
.
nerede benim çocuklugum?
elma sekerim,
üç teker bisikletim, uçurtmam.
anam, babam,
geçmisten kopup gelse,
ve savasin gerçek yüzünü,
gizlese...
.
nerede benim en güzel siirim?
hangi müsveddenin,
bilmem kaçinci misrasinda mi?
yazdim, yazacagim...
yoksa yaziyor muyum yine?
gönülden akitip kelimeleri,
okunur hale mi getiriyorum,
yorgun bir kalemle...
.
hayati yaziyorum.
anlattikça anlatiyor,
döktükçe daha bir dökülüyor içim.
gözlerim, gözyaslarim!..
alnimdaki çizgiler hayattan kisa,
ve uzun yol boyu'ndan...
.
kisacik bir hayata biçilmis,
upuzun bir yol.
sonunda bir avuç toprak,
bir bedenlik kefen müjdesi.
kostur, kostur...
kostur...
.
hiç yorulmayacak gibi arsinla,
katet mesafeleri.
ne fazla sevin, ne üzül kahrinca!
silme gözyaslarini,
silme yanaklarin islak kalsin.
silme ki gözlerinden,
ve yanaklarindan anlasilsin,
yol boyu çektiklerin...
.
islak yanaklar, sulu gözler.
boyundan kisa hayat...
kollar, bacaklar, kelleler.
savaslar,
sahte baris anlasmalari.
minik tebessümler,
ve mutluluk oyunlari,
hayatin içine sigdirdiklarimiz...
.
gülmek istedik,
islanmis yanaklara inat,
boy aynasina geçip saatlerce,
provasini yaptik gizlice.
yine gözlerde damla damla yas,
farkina vardik unuttugumuzun,
bir sahte gülüsün bile.
.
mustafa nazif

 

 

 

 

 


        Git gide kirletiyorlar gökyüzünü Anne
        Umutlari da tüketiyorlar hep beraber, sevgileri de
        dillerinde en ince yalanlar, süslü ve sisli yüzleriyle
        soguk yüreklerinde ne acima ne sevgi
        kimin eli kimin cebinde
        kimin eli kimin neresinde belli degil.

         bense öyle acemi ve saskin
        bos kalan ellerimi bir ömür
        nereye koyacagimi bilemedim.
        bilemedim, hangi yalanla kimi nasil soyacagimi.
        buz üstünde yürümeyi seçtim kendi hesabima
        maske diye bir not düsürmedim yüzüme
        bukalemuna çalan rengimde olmadi.

         tuttugum her insanin elinde ellerim kirlendi
        gözlerim kirlendi baktigim her insanin gözlerinde
        yüregimi sarktim umut kuyularina her defasinda
        her defasinda yangin çektim su yerine, aci çektim
        ne bir gün isigi akti içime ne de bir yagmur damlasi.

        rezil bir dünyanin orta yerinde
        hüzün ben oldum düsen her yaprakta
        her savasta vurulan ben
        kaç çocugun hayalleri yikildi gözlerimde
        kaç çocugun son ümitleri yandi yüregimde
        istirabin en derin okyanusuna gömüldüm
        bu nasil bir dünya

        bu nasil bir dünya Anne

        kahretsin
        suskunum, susuzum, yorgunum Anne

         durmadan kirletiliyor, kaniyor zaman, kimse aldirmiyor
        kimse yanmiyor sevincini atese döken gelincik çiçeklerine
        dönüp bakmiyor çigliklarina annelerin

        hergece dokuz yerimden vurur beni, gözleri öksüz çocuklar

        bu yüzden kesmiyorum sakalimi, saçimi da  taramiyorum artik

        siyahlar giyiniyorum bu yüzden, dalgin dalgin bakiyorum
uzaklara

        ah gönlü güvercinim sen olmasan nasil dayanilir bu yasama.

         herseyin kirletildigi bir dünyada

        temiz tutamadik güzelliklerimizi
         bu yüzden  hep vurgun kaldi bir yanimiz
        bir yanimiz aska aciya ayarli

         her gece dumanlar yürüyor

        beton yiginlariyla örtülü sevgisiz kentler üstüne
        zifiri karanliklar yürüyor Anne

        kapkara nehirler gibi, aci akiyor yüzünde yoksullarin

        bir cehennem atesi yaniyor yüreklerinde her aksam
         kimse kimsenin yasini tutmuyor, bölüsmüyor acisini
        bu nasil bir dünya Anne

        bu nasil bir dünya

        kahretsin

        Sarilki,
        kokun sinsin tenime, sevgin islesin yüregime
        bu yalanci dünyada kimim varki baska gözlerimden öpecek
        içimi isitacak bu karanlik soguk kis gecelerinde

        Sarilki, serinlensin atesler içindeki alnim
        yorgunum, beynim, tenim, ellerim yorgun
        kendime sürgün yasamaktan
        sevgiye tanimlar aramaktan
        tüm bu oldu bittilere
        insanin kayitsizligindan yorgunum Anne

         yorgunum, agrilarim, sizilarim yorgun
        ihanetler yedi umudumu, sevgimi, düslerimi
        her gece yalnizliklar sürüyorum kanayan yerlerime
        ellerime çaresizlikler yüklüyorum
        üsüyorum bu karanlik soguk gecelerde saril bana

         oysa hiç dönmedim sirtimi insan emegine
        öpmedim namerdin elini, egilmedim zalimin önünde
        ama ezildim bir çaresizin bakisindan
        bir annenin yakarisindan
        bir babanin haykirisindan
        utandim Anne dünyayi kirli bahçesine çevirenlerden
        aç insanlarin kederinden utandim
        bombalanan sehirlerden, yalvaran gözlerden
        insanlarin kayitsizligindan tüm bu oldu bittilere
        insanligimdan utandim Anne insanligimdan.

         heyhatki,
        bizi aglatan acilar güldürüyor baskalarini

        yürek yanarsa titrer anne, gül üsürse
        kaç insan soyundan ihanet görmüs, kaç gül dikeninden
        mademki ihanet var,
        öz elleriyle bogsun gül emen çocuklarini anneler
        ve ihanet etsin sairler

        bir daha yazmasin gül yüzlü siirler

        her misrasi kursun olup saplansin yüreklerine

        ....

        dünyadaki tüm çocuklari sevdim anne

        sevdim yeryüzündeki tüm insanlari

        diline, dinine, irkina bakmadan sevdim

        sevdim  boynu halkali köleler gibi

        nerde bir ah duydum yüregime saplandi oklar

        nerde bir çocuk vurulsa ben de vuruldum Anne

         can çekisir dudagimda kelebek ölüleri
        nerede kötülük görsem.
        nerede kötülük görsem
        söner yildizlari gözlerimin, kör olurum...

         suskunum, susuzum, yorgunum
        bunca kalabaliklarin, bunca mekanlarin içinde
        her defasinda yarasi kanayan siirler damlarken içime
        yüregimdeki yagmurlarla, herkesin bildigi bu dünyada
        adresi olmayan yitik mektuplar gibi yorgun
        ve yavru bir kedi gibi yalnizim ve de sahipsiz
        öyle mi?
        vayyy.

        ...........
        ben nazli bir yapragim dalindan düsmüs
        alin beni üsüdügüm yerden

        kaldirin düstügüm yerden
        kalbinizin üstüne tutun pul pul
        vicdaninizin üstüne
        ayni soydanim sizinle

         yok baska bir umarim alin beni üsüdügüm yerden
        yok baska kimsem kiminle konussam
        sizin elleriniz var soyan, evleriniz var kocaman
        sokaklarda gecekondularda yatmadiniz karda kista
        bir dilim ekmege avuç açmadiniz

        utanan biz olduk yoksullugumuzdan
        utanan anam oldu, babam, bacim, gardasim

         ben nazli bir yapragim dalindan düsmüs
        alin beni üsüdügüm yerden

        kaldirin düstügüm yerden
        kalbinizin üstüne tutun pul pul
        vicdaninizin üstüne
        ayni soydanim sizinle

 

 

Ben uyandim bir ask demekti bu dünyada
-Sesin, bir gülü birakmak gibi bir seydi
Karaydim, kagit gibiydim yasamalarda
Adim görseniz her gün o denizlerdeydi
Bin yil bir M sesiydim asagi Misir'da

 

Ilhan BErk

 

 

 

 Ozan Ve Sesler

 

 

 Her gün böyle gelip dünyadaki yerini aliyor.
'Zor olan, diyor, siirin hayatini yasamaktir.
Yazmak sonra gelir hep.' Bir bardak su ister
Gibi kolay çikiyor bu sözler agzindan.
Kendiyle daha bir içli olmak için sonra
..........
..........

 

 

 Ilhan Berk

 

 

 

 Siz Ne Güzeldiniz Benimle Bilemessiniz

 

 Siz ne güzeldiniz benimle bilemezsiniz
A harfinden bir çarsi günesi yüzünüzde
Hèlene uyruklu bir rüzgârdiniz her siirde
Benimdi, Ronsard'in bir ülkesiydi yeriniz.

Simdi kim bilir Istanbul'sunuz degilsiniz
..........
..........

 Ilhan Berk

 Üç Kez Senii Seviyorum Diye Uyandim

 

 Üç kez seni seviyorum diye uyandim
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu degistirdim
Bir bulut almis basini gidiyordu görüyordum

Sabahin bir yerinden düsmüs gibiydi yüzün

..........
..........

Ilhan Berk

 

 

 

 

 

Eritir bakisin köz gibi

Sineler açilmis yaz gibi

Dillerin çalinir saz gibi

Bülbül gibi ötüsün ne güzel

 

Sineler pinardir akar irmak

Gönül ister sana varmak

Dudaginda güller dermek

Ne güzeldir yar ne güzel

 

Salinisin ceylana benzer

Aklima geldikçe yüregim ezer

Eritir benligimi elekten süzer

Yüregime saldigin ates ne güzel

 

Bahardir gülüsün yazi getirir

Sensiz olmak bana ömür bitirir

Sana sarilmak insani hakka yetirir

Kollarinda olmak ne güzel

 

Kapildim seline götür beni

Ummana deryaya yetir beni

Ister çogalt ister bitir beni

Koynuna girmek ne güzel

 

Ulu bir yaylanin ürkek gülü

Costurdun gönlümü durmuyor seli

Sekerden serbet ezilen dili

Su diye içmek ne güzel

 

Yaz gelmis benim lalem

Seni yazarim elimde kalem

Ne haldeyim ben ne bilem

 

Askinla yanmak ne güzel

 

 

 

Afrika Atasözü

 

Sabah bir ceylan uyanir Afrika’da.

Kafasinda tek bir düsünce vardir.

En hizli kosan aslandan daha hizli kosabilmek,

Yoksa aslana yem olacaktir.

 

Her sabah bir aslan uyanir Afrika’da.

Kafasinda tek bir düsünce vardir.

En yavas kosan ceylandan daha hizli kosabilmek,

Yoksa açliktan ölecektir.

 

Ister aslan olun,

Ister ceylan olun hiç önemi yok.

Yeterki günes dogdugunda kosuyor olmaniz gerektigini,

Hem de bir önceki günden daha hizli kosuyor

Olmaniz gerektigini bilin.

 

Yasam adli kosuyu ne kadar güzel anlatmis Afrika atasözü,

Bir önceki günden daha hizli kosmak gerekmektedir.

Çünkü eger aslansaniz,

Ve en yavas kosan ceylani bir önceki gün yakalamissaniz

Ve bugün bir ceylan yakalamak niyetindeyseniz,

Artik bilmelisiniz ki en yavas ceylan sizden daha hizlidir.

O halde düne göre hizinizi arttirmaniz gerekmektedir.

Yok eger ceylansaniz

Ve henüz aslana yem olmamissaniz

Hizinizi düne göre mutlaka arttirmalisiniz,

Çünkü sira size gelmis olabilir.

 

Yani...

Hayat kosusunda, devam edebilmenin tek kosulu var...

Dünden daha hizli olabilmek...

Bakin bakalim simdi kendi kendinize...

Ondan, sundan, bundan degil  “dünden”  hizli misiniz?

 

 

 

VIRGÜLÜNE DAHI DEGEMEDEN

 

Virgülüne dahi degemeden

Daha hayatin,

Tükenmek istemiyorum.

Nüfuzlu nefesleri ensemde

Tüylerim ürpermemeli hissetikçe.

Bu diyarlarda,

Bu topraklarda siginti olmamali.

Biliyorum,

Yüregim özgür;

Yere – göge sigmamali.

Biliyorum,

Erimek istemiyorum;

Bir mum(cu), bir yagmur (dereli) gibi...

Tasimak istemiyorum

Bileklerimde kalin halatlari, zincirleri...

Noktasina acimadan

Yakmak istiyorum

Dilleri, renkleri ayiran

Tüm söylemleri.

 S. Karabas

 

 

Sevdan yagmurdur gönlüme düser

Yesertir bagimi boyundan asar

Çogalir sevdan yürekten tasar

Tasirma sevdayi gel sevdigim

 

Bir yanim derttir kederden aci

Yiktim sarayi istemem taci

Sensin yalnizligimin tek ilaci

Bekletme beni gel sevdigim

 

Yolculuga çiktim gönlüne dogru

Aslolan gönüldür yollari egri

Köz etme bu sineyi bagri

Çektirme bana gel sevdigim

 

Gözlerinden  akan yollar gördüm

Tasmasin yasin duvarlar ördüm

Revan edip atimi dagina sürdüm

Kayboldum yolundan gel sevdigim

 

Kaybettim kendimi sende ararim

Gördügüm her düsü iyiye yorarim

Hayatin rengine seni sorarim

Soldurma renkleri gel sevdigim

 

 Ali Riza Erdogan

 

 

 

 

 

 

Taslar dösendi yoluma

Kilit vurdular dilime

Çare geçmedi elime

Ne günlerden geçip geldim

 

Küstürmeyin beni yasama

Kalmisim zaten bir basima

Bakmayin göz yasima

Sevdalardan çikip geldim

 

Güldüm ama içten degil

Gerçek dost önünde egil

Sahte dosta verme meyil

Sirrim dosta açip geldim

 

 

 

 

Meyil verdim kara kasa

Emeklerim gitti bosa

Umudum yazdim tasa

Yagmur yagar siler gider

 

Geçmis günden gelir suyum

Ugrasmayin budur huyum

Viranedir simdi köyüm

Yaban kuslar göçer gider

 

Anlamazlar halim yaman

Yürek yanar çikmaz duman

Ayiklanmaz sapla saman

Rüzgar ile uçar gider

 

Anladimki bende çare

Sözler fayda etmez yare

Düsüp kalktim  kaç kere

Kader beni seçer gider

 

 Ali Riza Erdogan

 

 

 

 

 

 

 

 

Umutlarim çikti bosa

Baslarimi vurdum tasa

Ister az ister çok yasa

Alir basimi giderim

 

Dertlerim gelmez oldu dile

Yerini doldurdu çile

Çok severdim seni bile

Terkederde giderim

 

Bumuydu benim muradim

Kesilmez oldu feryadim

Yar seninle yoktur tadim

Yüzümü döner giderim

 

Yesilim döndü gazele

Nazli yar derdini tazele

Gönül vermistim güzele

Döner vazgeçer giderim

 

 Ali Riza Erdogan

 

 

 

Sevdadan sevdaya kosup yoruldum

Önce yar sevdimde sonra darildim

Bu askin önünde yere  serildim

Çgneye çigneye geçip durdular

 

Yolumu çevirdim dostun köyüne

Anlamaz derdimi bekler dügüne

Bu dünyaya çatmak senin neyine

Hesap sora sora beni yordular

 

Yol oldumda üzerimden geçildi

Zemzem oldum pinarimdan içildi

Sevgiye su verdim güller açildi

Bagima giripte gülüm derdiler

 

Yola koyulanlar dönüp bakmiyor

Göl olmus sulari amma akmiyor

Agustosta dondum günes yakmiyor

Sular ortasina çulum serdiler

 

Firtinalar koptu rüzgar savurdu

Dost dedigim yandan vurdu devirdi

Umut bagladigim yüzün çevirdi

Bir tek tutundugum dalim kirdilar

 

Ali Riza Erdogan